Mizofoni Nedir? Belirli Seslere Karşı Yoğun Öfke Sebepleri ve Başa Çıkma Yolları
Mizofoni; çevredeki insanların genellikle fark etmediği veya rahatsız olmadığı yemek çiğneme, tırnak kesme, çatalın tabağa teması ya da birinin nefes alıp vermesi gibi sıradan seslere karşı gösterilen aşırı duygusal ve fizyolojik tepki durumudur. Sesler işitildiği andan itibaren zihinde yoğun bir huzursuzluk, çaresizlik veya öfke hissi belirerek kişinin odağını etkileyebilir. Yaşanan süreç, gürültüye verilen sıradan bir tepkiden ziyade sinir sisteminin belirli ses frekanslarını duyduğu anda gösterdiği ani bir reaksiyon olarak açıklanabilir.
Çevrenin olağan karşıladığı durumlarda belirli seslere karşı aşırı hassasiyet geliştirmek, sinir sisteminin ses verilerini işleme biçimindeki farklılıklarla ilişkilendirilir. Çiğneme veya nefes alıp verme benzeri tetikleyici unsurlar devreye girdiğinde zihin uyaranı bir tehdit gibi algılayabilir. Neticesinde sese karşı duyarlılık artarak vücutta bir anda savaş ya da kaç yanıtı şekillenebilir.
İşitilen seslerin zihinde yarattığı sert duygusal tepkilerin temelinde, işitme korteksi ile beynin tehdit ve duygu merkezi kabul edilen amigdala arasındaki aktif bağlantılar yatar. Normal şartlarda zihin sıradan arka plan seslerini nötr birer bilgi olarak sınıflandırıp filtrelerken, mizofonik yapıda işitme mekanizması sesi doğrudan bir tehdit gibi amigdalaya iletebilir. Amigdalanın devreye girmesiyle birlikte sinir sistemi alarm durumuna geçerek adrenalin salgılayabilir ve kontrol edilmesi güç bir öfke hissi ortaya çıkabilir.
Günlük yaşamı zorlaştırabilen durumlar karşısında literatürde başa çıkma yöntemleri olarak adlandırılan bazı yaklaşımlar öne çıkmaktadır. Kulaklık kullanımı, bulunulan ortama beyaz gürültü sağlayan cihazlar yerleştirmek veya dikkati farklı yöne kaydırmaya çalışmak sıklıkla değerlendirilen seçenekler arasındadır. Ayrıca stres yönetimi tekniklerinin de seslerin yarattığı zihinsel baskıyı hafifletmeye yardımcı olabileceği öne sürülür.
Seçici Ses Hassasiyeti (Mizofoni) Nedir?
Seçici ses hassasiyeti yani misofoni, arka planda kalan belirli ses kalıplarına karşı toleransın oldukça düşmesi halidir. Yutkunma, kalem kapağı açıp kapatma veya klavye tuşlarının ritmik sesleri duyulduğunda beyin bahsi geçen uyaranları bir tehlike sinyali gibi işleyebilir.
Meydana gelen sese tahammülsüzlük sadece zihinsel bir gerginlikle sınırlı kalmayıp; kalp atışının hızlanması, avuç içlerinin terlemesi ve kasların kasılması gibi fizyolojik tepkileri de beraberinde getirebilir. Kişiler gösterdikleri tepkinin yüksek olduğunun farkında olsalar dahi o an beliren duygusal yoğunluğu yönetmekte zorlanabilirler. Zamanla seslerin duyulabileceği ortamlardan uzaklaşma davranışları da gözlemlenebilir.
Mizofoni Hangi Seslerden Rahatsız Olur?
Mizofonide rahatsızlık uyandırabilen unsurlar genellikle insan bedeninin çıkardığı sesler ile günlük eşyaların ürettiği ritmik ve tekrarlayan gürültülerden oluşur. Her bireyin tetikleyici listesi farklılık gösterse de yaygın olarak öne çıkan belli başlı ses grupları bulunmaktadır. Yaşam akışında tolere edilmesi zorlaşan ve seslere karşı aşırı hassasiyet oluşturabilen temel etkenler şunlardır:
-
Yemek yerken veya sıvı tüketirken çıkan çiğneme, sesli yutkunma ve gırtlak sesleri
-
Tempolu sakız çiğneme, balon patlatma ve cips kıtırdatma sesleri
-
Sürekli boğaz temizleme, öksürme ve burun çekme sesleri
-
Düzenli nefes alma veya hırıltılı solunum sesleri
-
Klavye tuşlarına sertçe basma, kalem tıkırdatma ve duvar saati tıkırtısı
-
Ayak sürüyerek yürüme, tırnak kesme ve poşet hışırtısı
İnsan kaynaklı hareketler haricinde çatal ve bıçağın tabağa değdiği an çıkan tiz sesler de anilik yaratabilir. Nitekim ağız şapırdatma sesi de benzer biçimde yoğun bir huzursuzluğa yol açabilir. Bunlarla birlikte cam bardakların birbirine çarpması veya sürahiyle su doldurulması da tetikleyici faktörler arasında sayılabilmektedir.
Yüksek Sese Tahammülsüzlük Mizofoni midir?
Gürültülü mekânlardan rahatsız olmak ile mizofoni tablosu birbiriyle karıştırılabilen ancak farklı mekanizmalara dayanan durumlardır. Şiddetli seslere verilen tepkilerin arkasında çeşitli nörolojik ya da fizyolojik etkenler bulunabilir. Araştırmalar, sesin desibel seviyesine verilen tepkilerin mizofonideki gibi spesifik bir sesin yarattığı duygusal süreçlerden ayrılabildiğini göstermektedir. Belirli bir ses ayırt etmeksizin sese hassasiyet veya gürültüyü tolere edememe halinin altında yatabilecek temel unsurlar şunlardır:
-
Hiperakuzi (Seslerin normalden çok daha yüksek ve kulakta ağrı hissi uyandıracak şekilde algılanması)
-
Fonofobi (Aniden meydana gelen yüksek seslerden veya patlama gürültülerinden korkma durumu)
-
İç kulak veya işitme sinirindeki duyarlılıklar
-
Merkezi sinir sistemini ilgilendiren duyusal işleme süreçleri
-
Yüksek stres seviyesi, tükenmişlik veya kaygı durumları
Böyle durumlarda mizofoninin aksine sesin kimden veya nasıl çıktığından ziyade doğrudan yüksekliğinden rahatsızlık duyulabilir. Örneğin, bir matkap gürültüsü geniş bir kitle için rahatsız ediciyken, hiperakuzisi olan bir bireyde kulakta fizyolojik bir ağrı hissi doğurabilir.
Mizofoni Belirtileri Neler Olabilir?
Tetikleyici seslerle karşı karşıya kalındığında hem zihinsel hem de bedensel boyutta çeşitli reaksiyonlar şekillenebilir. Karakteristik mizofoni belirtileri, hafif bir huzursuzluktan öfke hissiyatına kadar geniş bir aralıkta seyredebilir. Gözlemlenen belirtilerden bazıları aşağıdaki gibidir:
-
Tetikleyici ses duyulduğu anda beliren öfke, irrite olma veya rahatsızlık hissi
-
Sesin geldiği ortamı değiştirme veya uzaklaşma isteği
-
Nabzın hızlanması, kasların sertleşmesi veya avuç içi terlemesi
-
Sesin çıktığı noktaya odaklanma ve dikkati başka yöne vermekte güçlük çekme
-
Ortak yemek yeme alanlarından, toplu taşımadan veya kalabalık etkinliklerden kaçınma eğilimi
Görüldüğü üzere belirtiler zihinsel boyutun yanı sıra sosyal uyumu ve insan ilişkilerini de etkileyebilmektedir. Gösterilen tepkiler, çevrenin durumu tam olarak anlayamaması nedeniyle zaman zaman yalnızlaşma hissine yol açabilir.
Mizofoni Neden Olur?
Mizofoninin ortaya çıkışında tek bir nedenden söz etmek mümkün değildir. Nörolojik araştırmalar, beynin sesleri analiz eden işitme merkezi ile duygusal yanıtları yöneten amigdala arasındaki yolların oldukça hassas çalışabildiğini göstermektedir. Dolayısıyla masada yemek yiyen birinin çıkardığı ses, beyinde bir alarm sinyali gibi işlenerek sempatik sinir sistemi reaksiyonunu tetikleyebilir.
Bunun yanında genetik faktörler ve geçmiş tecrübeler de sürecin gelişiminde rol oynayabilir. Erken gelişim dönemlerinde yaşanan stresli süreçler, belirli seslerin zihinde olumsuz tecrübelerle eşleşmesine neden olabilir. Zihnin sesleri birer tehdit olarak etiketlemesi zamanla hassasiyetin artmasını beraberinde getirebilir.
Duyusal hassasiyet seviyesi yüksek yapıda olan bireylerde durumun görülme ihtimalinin öne çıktığı belirtilmektedir. Çevresel uyaranları derinlemesine işleyen sinir sistemi, tekrarlayan sesleri bir süre sonra katlanılması güç bir yük olarak algılayabilir.
Mizofoni Tedavisi Var mı?
Mizofoniyi tamamen ortadan kaldırdığı kabul edilen herhangi bir tıbbi tedavi yöntemi yoktur. Ancak çeşitli destekleyici yaklaşımlar ve psikolojik metotlar sayesinde seslerin yarattığı olumsuz etkileri yönetmek ve toleransı artırmak hedeflenir. Bu doğrultuda sese karşı tahammülsüzlük tedavisi tıbbi olarak bulunmasa da durumu anlamlandırma ve yönetme becerilerini destekleyen bütüncül adımlardan söz edilmesi mümkündür.
Mizofoni için Başvurulan Psikolojik Yaklaşımlar
Mizofoni sürecinde günlük yaşamı desteklemek ve seslere verilen sert tepkileri yumuşatmak amacıyla farklı metodolojilerden yararlanılabilmektedir. Bu kapsamda Bilişsel Davranışçı Terapi, tetikleyici seslere yüklenebilen tehdit anlamlarını fark etmeyi ve zihinsel kalıpları daha esnek hale getirmeyi hedefleyen başlıca yaklaşımlardan biridir.
Ses terapisi de söz konusu süreçte başvurulabilen yöntemler arasında yer alır. Uygulamada, tetikleyici sesler arka planda dinlendirici bir beyaz gürültü veya doğa sesleri ile birleştirilerek kademeli şekilde sunulur. Amaç, beynin rahatsız edici sese karşı verdiği reaksiyonu zamanla nötralize etmek ve sese karşı duyarsızlaşma sürecini desteklemektir.
Mizofoni sebebiyle günlük yaşamında problem yaşayan kişilerin gürültü engelleyici kulaklıkları tercih etme, nefes egzersizleri uygulama ve ses anında dikkatini farklı şekilde yönlendirme gibi başa çıkma tekniklerine başvurması da mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular
Ağız Şapırdatma Sesine Sinir Olmanın Sebebi Nedir?
Ağız şapırdatma sesinden rahatsızlık duymak, beynin insan kaynaklı ritmik sesleri birer tehdit veya irritasyon kaynağı olarak algılamasından kaynaklanabilmektedir. İşitme merkezi ile duygusal tepkileri yöneten sistemler arasındaki hassas bağ, ses duyulduğunda öfke ve nefret etme duygusunu tetikleyebilir.
Ani Seslerden Korkmak Mizofoni midir?
Ani seslerden korkmak ya da irkilmek mizofoni olarak tanımlanmayabilir. Bu durum genellikle doğal bir korunma refleksi veya farklı duyusal hassasiyetlerle ilişkilendirilir. Mizofonide ana etken sesin aniden çıkmasından ziyade belirli ve tekrarlayan özellikte olmasıdır.
Çekirdek Sesine Sinir Olmak Ne Anlama Gelir?
Çekirdek çitletme veya çiğneme gibi ritmik ve tekrarlayan seslerden yoğun rahatsızlık duyarak sese tahammül edememe hali, mizofoni tablosunda rastlanan göstergeler arasında yer alabilir. Zihin spesifik seslere odaklandığında sese karşı aşırı hassasiyet tepkisi verebilir ve rahatsızlık hissinde artma meydana gelebilir.
Kaynakça
-
Edelstein, M., Brang, D., Rouw, R., & Ramachandran, V. S. (2013). Misophonia: physiological investigations and case descriptions. Frontiers in Human Neuroscience, 7, 296.
-
Tansley-Hancock, O., Sedley, W., Winston, J. S., Callaghan, M. F., Allen, M., ... & Griffiths, T. D. (2017). The brain basis for misophonia. Current Biology, 27(4), 527-533.
-
Jastreboff, P. J., & Jastreboff, M. M. (2014). Treatments for decreased sound tolerance (hyperacusis and misophonia). Seminars in Hearing, 35(02), 105-120.
“Yeme Bozukluklarında Duygu Düzenleme ve Psikolojik Yaklaşımlar” içeriğine de göz atabilirsiniz.